23 Ocak 2022 Pazar

Çağımızın En Yanlış Anlaşılan Şeyi Delilik

 Selam, son birkaç blogdur güzelce giriş yapamadığımı fark ettim. Gerçi sorun şu ki zaten ben pekte giriş gelişme sonuca dikkat eden birisi olmamışımdır. Bodozlama konuya girer anlatır ve kaçıveririm. Neyse konumuz başlıktan da anlaşılacağı üzerine delilik. Siz hiç delirmiş birisine denk geldiniz mi? Ne bileyim işte garip konuşan, garip, yani kısacası her şeyiyle garip olan birisine denk geldiniz mi? Açıkçası ben birkaç kez o garipliklere denk geldim. Aslında bir zararları yok ama tedirgin olmuyor değil insan hani. Neyse aslında konumuz tam olarak buda değil. Bizler delilik denen bu durumu biraz yanlış anlıyor olabilir miyiz? Şöyle ki ben dünyaya baktığım vakit her bir köşede çıldırmış insanlar görüyorum. Yaşadığımız toplumun çıldırmışlık derecesi şu şekilde anlatılabilir bence: Kanayan, korkan, yiten, istismar edilen koskoca çocukluklar ve buna karşı susan, hiç bir şey yapmayan takım elbiseli eli tokmak tutanlar. Daha da delicesi de var bakın, birçok kadının bedenine,  ruhuna, canına tecavüz edildi bu topraklarda ve insanların birçoğu ( Öyle giyinmeseymiş, o saatte çıkmasaymış... birçok sırlanabilir böyle.) gibi bahaneler üretir. Suçlu olan cani haklı çıkartılır yani anlayacağınız. Soruyorum şimdi size deli dediğimiz kesim kim. Korkulması gerekilen delilik nasıl bir şey ki anlattıklarım gibi toplumumuzda derin yara bırakan cahil kesim mi? Yoksa şahsına münhasır normallerin arasında anormallikleriyle mutlu yaşayanlar mı? He katilleri, tecavüzcüleri, savaşlar kopartıp katliam yapanları almıyorum, alamıyorum. Onları bir sıfata koyamıyorum. Gerçi kimi deliler "hasta, adam, namuslu vb." sıfatlar yakıştırabilmişler. Gerçi deli dediğim kesim hadlerine olmayan her konuda konuşurlar zaten. Ey deliler makamınızı cahiller, adam kayıranlar, vicdanını ve aklını kaybetmişler ele geçirdi. Bana kalırsa normallik sizin yaşadığınız gibi bir şey olmalı. Belki işte o zaman, çocuklar büyüyebilir. Kadınlar bu hiyerarşiyi yıkabilir. Belki de bizler deliliği çokça yanlış anladık. 

Kendinize iyi bakın, çocuk ruhlarınızdan öpüyorum. 

Kişisel Not:  Sürç-i lisan ettiysem affola.Sür

11 Ocak 2022 Salı

İnsanlık ve Adamlık

 Merhaba, umarım iyisinizdir. O yüzden nasılsınız diye hiç sormuyorum ve birikenleri şuracığa atıveriyorum.

İnsanlık dediğimiz bu unsur ne tam olarak, neden büyütüyoruz ki bu kadar? Sonuçta biz insanlık denen o şeyi amacının dışında oldukça fazla kullanmadık mı? Tanrı insan varlığı yaşamına bu kadar kötülük, çirkinlik, nefret sığdırsın diye mi yarattı? Eğer öyleyse şeytanın varoluşu neden? Daha 1 ay olmadan kaç kişi bıkıp intihar etti bu insanlıktan? Saymayın boşuna sayamazsınız, haberlere birkaçı çıkar, geri kalanlar da öldüğüyle kalır. Keşke ölenler bir miktarda olsa şu insanların karasına bir ak gibi düşse de tükendiklerine değse ama pisi pisine gencecik insanlar yitiyor maalesef. Kısacası insanlık günümüzde yok etmek, çalmak, tecavüz etmek ve aklınıza gelebilecek en kötü eylemlerle anılır oldu. Sizi bilmem ama ben hayvan olmaya, bir ağaç olmaya ya da ne bileyim en azından bir bok olmaya razıyım ama ben insanlık denilen o kümenin içinde var olmaktan oldukça sıkıldım. İnsanlık uğruna yiten tüm canlar umarım gittikleri yerlerde burada bulamadıkları huzuru bulurlar. 

İnsanlık için söyleyebileceklerim bu kadardı daha fazlası da vardı belki ama küfretmeye gerek yok. Şimdi de bence olmaması gereken bir unsurdan bahsedeceğim. Adamlık... Burada biraz susup s...mişim adamlığını demiş olabilirim. Ancak küfretmeme neden olacak bir haberi çok değil birkaç saat önce izledim haberlerde, hani o adamlaştırdığımız mahluklar var ya; ha onlardan birisi bugün gencecik bir can daha kopardı bu dünyadan. Birde habere yansımayan boyutları var, kim bilir dünya genelinde dün adamlar tarafından kaç kadın öldürüldü. Sayabilir miyiz? Hayır. Soruyorum size ülkemizde ve dünyada böylesine fazlaca cinsiyet üstünlüğü sağlanmaya çalışırken biz şu tükürdüğümün adamlığını niye yücelttik bu kadar. Bu bahsettiğim sözde cinsiyet üstünlüğü de yenice ortaya atılmış bir şey olmamakta, şöyle ki bunun temeli insanoğlunun varoluşundan beri süregelmiştir. Yani o adam dediklerimiz, kendilerine adam diyenler; belirli bahanelerle kadınları hep kendilerinden altta görmüşler. Bununla birlikte de adamlar ve kadınlar arasında yıllarca süren haksız bir savaş var. Adaletsizliğin karşısında ezilenler ise maalesef kadınlar. Başta bugün kendisine adam diyen Barış Can Uçuk tarafından öldürülen Raziye Oskay ve yitip giden tüm canlar huzurlu uyuyun orada. 

Son olarak söylemek istediğim şey şudur ki ben bu dünyada ne adam olmak istiyorum, ne de insan. İstediğim bir şey varsa da artık adamlıkmış, insanlıkmış bunlar yerini iyilik ve ahlaka bıraksın. Tüm cani ve kötü ruhlu insanlar umarım hak ettikleri cezaları bir şekilde çekerler. 


6 Ocak 2022 Perşembe

Sevgi

 Zamana bıraktığımız her şey zamanla birlikte ya daha çok artıyor enginler aşıyor ya da yitip gidiyor. Ya vazgeçemiyoruz ya da vazgeçmememiz gereken şeyleri bir çırpıda yakıp kül ediyoruz. Eh insanız sonuçta varoluşumuz gereği ya bir şeyler üretiyoruz ya da yok ediyoruz. Bana göre son zamanlarda insanlığın yaptığı en saçma şey sevmek. Ha diyeceksiniz ki ne saçmalıyor bu? Sevmek dünyanın en güzel şeyi. Aslında doğru söylüyorsunuz ama yanıldığınız bir kısım var, bizler sevmeyi bozduk çünkü sevmek kusurlu artık. Ne kadar kişi gerçekten seviyor ki artık? Birisi eşini öldürüyor. Seviyordum hakim bey diyor. Sevmek bunun neresinde? Bazısı seviyor ama ardında başka adamlar, başka kadınlar gizliyor. Soruyorum sevmek bunun neresinde? Ben söyleyeyim. Hiç bir yerinde. Sevmek yaşatmaktır, öldürmek değil. Sevmek güvenmektir, aldatmak değil. Kısacası sevmek her şeydir, yaptıklarımızla sevmeyi yok ediyoruz her gün. Oysa ne zalimce, zamanında sevmek hakkında yazılan bütün şiirleri, bütün şarkıları, bütün resimleri ve de her şeyi boşa çıkartıyoruz. Bizler sevmeyi bilsek belki de her şeyi çözebileceğiz. Ancak bakıyorum da önce sevmeyi bilmeyenler, sevmeyi kusurlarla donatanlar şikayetçi bu dalkavuk dünyadan. Sevgiyle kalın :)

Adsız Şiir


Ey sevmeyi bilmeyenler,

Örselemeyin sevmeleri.

Sevmeler bu dünyanın en büyük veli nimeti.

Yok ederseniz ne kalır ki sevdaların namı adına.


Ferhat denilen zaadın yaptıkları boşa mı çıkartılır?

Boşa mı sevmeler adına yazılan şiirler, şarkılar ve de en büyük hikayeler.

Sevmek olmasa dünya bir uyku,

Sevmek olmasa dünya birazcık sınanış.


Sevmek belki de yapılabilecek en büyük saçmalık.

Ancak sevmek mecbur bu grilerden oluşan dünyada.

Çünkü sevmek biraz iyilik birazda beyaz.

Çünkü sevmek en büyük canavara devadır bu dünyada.


-Leke-

 ama siz kim olduğumu biliyorsunuz :P


En güzel şiirler nerede yazılır? Açıkçası ben bilmiyorum. Bildiğim bir tek şey varsa bu boktan şiiri izbe ve loş bir odada yazdığım. Sürçü lisan ettiysem af ola. 

Haluk Levent - Sen Olmayınca Olmuyor

2 Ocak 2022 Pazar

Uyumak ve Uyanmak

Selam naber? İyilik ne olsun benden de. Neyse kısa kesip konuya bodozlama dalalım hadi. Bazıları için uyumak bazıları içinse uyanmak oldukça zor olabiliyor. Uyuyamayanlar fazlaca biriktirdikleri su kütlelerini koyacak bir kap bulamadıkları için için tutmak zorunda olduğu dalgalardan ötürü uyuyamaz. Uyanmakta güçlük çekenler ise kayboldukları hayatlarında neye uyanacaklarını bildiklerinden uyuyamaz. Bazıları cehaletle uyurken, bazıları ise kabullenmişlikle gelen pes edişle uyurlar. En zoru kabullenenlerindir, cahil zaten hiçbir şeyin farkında bile değildir. Onların elinden tüm nimetleri haksız yere alsanız düşünmeden vardır bildiği der. Oysa düşünse nimetsizlikten ötürü gelecek açlığı bir çırpıda uyanır zaten. Nüfusü dünyanın fazlaca kısmını oluşturan cehalet uykusuna uyuyan insanlar ne yazık ki birkaç cümle önce bahsi geçen kabullenmiş insanların da sebepleri oluverirler. Aslında cehaleti yıkmak için çare oldukça basitken cehalet canavarları inatla, itinayla yollarına devam ederler. Sorun şu ki cehaletin bedelini tüm insanlık ağır bedellerle öder ve belli bir azınlık ne kadar iyi olursa olsun kendi sorumluluğu dışında olan bir felaketin altında kalır. Oysa uyansa insanlık, açsa gözlerini; ne açlık kalır, ne savaş, belki çocuklar güler; herkes de ihtiyacına göre uyur. Anlatmak istediğim şey ne kadar ütopik gözükse de şuan belki yarın belki de yarında da öte :D Kafanızı boş yere yorduğumdan mütevellit hallice üzgün olup, anlatmak istediklerimi okuduğunuz için teşekkür ederim. Biliyorum fazlaca resmi oldu o yüzden :P

Nazım Hikmet Ran - Güneşli Günler Göreceğiz

Sarının İçindeki Siyah

Kaç kere yazıp sildiğimi bir bilseniz, baya olmuş çünkü yazmayalı insan iyilik gördüğü yeri bile saniyede unuturken benim yazmayı unutmam pe...