Muhtemelen bağlamdan oldukça koptum ama anlarsınız zaten siz beni değil mi? Ölüm diyorduk galiba, evet öyle diyormuşuz. Oldukça acıdır, oldukça acıtır; öyle ki sanki içi kor dolu bir suyu kana kana içmişsiniz gibi yakar göğsünüzü, en acıklısı da gidenin kollarından tutup kendinize doğru çekemezsiniz mutlak bir ayrılıktır bu. Sarının üstüne siyah düşmüştür yani, ayrılık ölümle birleşince o kadar berbat bir kombinasyon oluyor ki burayı boş bırakıyorum ama aklınıza gelecek en acı şeylerle zihninizden doldurabilirsiniz. Kısacası diyeceğim odur ki yanınızdayken sarılın, yanınızdayken öpün, koklayın. Çünkü yarın o kadar ansızın ki ruhunuzdan bir şeyler kopartabilir ama ruhunuz hiçbir şey duymaz. Hadi kaçtım ben birkaç sene daha yazmam muhtemelen sadece kafam estikçe zaten yazıp yazmamamda ne kadar kişinin umurunda açıkçası hiçte umurum da değil. Her şeye rağmen yine de inanmasam da sevgiyle kalın.
30 Haziran 2023 Cuma
Sarının İçindeki Siyah
Kaç kere yazıp sildiğimi bir bilseniz, baya olmuş çünkü yazmayalı insan iyilik gördüğü yeri bile saniyede unuturken benim yazmayı unutmam pekte anormal değil zaten. Ne için yazıp, neyden bahsedeceğimi hiç bilmiyorum. İçimde ufak bir kızgınlık var ama neye kızgın olduğumu da bilmiyorum. Ben genelde kendime kızarım, hep kendimi suçlarım. Biri ölür mesela bir perşembe günü 10 yıl taşırım onu sırtımda sanki katili benmişim gibi ya da dayak yerim masumca vardır bir suçum derim yine kendimi suçlarım. Ancak şuan öyle bir konumdayım ki kimi suçlayacağımı bilemiyorum, öylece yerimde durmuş saatin tik katlarını izliyor, beni neyin bu kadar tükettiğini umursamıyorum. Oysa eskiden her şeyi umursardım, her şeyi merak eder ve cevabını bulmak için peşinden koşardım. Şimdi koskoca bir hiçin ortasında gibiyim. Sevince her şey kurtulacak sanırdım ve sevecek şeyler arayım onlara sımsıkı sarılırdım ama sevginin değerinin 5 kuruşlara kapışabilecek nitelikte olduğu şu dünyada artık sevgiyle uzun mesafe maraton koşabilir miyim bilmiyorum. Yine ben ve yine konudan konuya atlamak, çocukken öğretmenimde kızardı bu yüzden, ah o kompozisyon ödevlerim. Siz neyi dert edip yatağınızda kıvranıyorsunuz, söyleyin bakim merak etmeyin ben sizi duyarım. O yüzden haykırın içinizdekileri, fazla tutarsanız balon olursunuz ve gökyüzünde savrulur gidersiniz; inanın bana belli bir yükseklikten sonra gökyüzü oldukça soğuktur. Kimseye güvenmeyin, sizi çok sevdiklerini söyleseler de sevmiyor olabilirler, en çok söylenen yalan cümlesi "SENİ SEVİYORUM" nasıl? Bir insan bir insanı nasıl sever, var mıdır bunun göstergeleri, ya kendinin de inandığı bir yalana sizi de çekiyorsa ve mahkum bırakıyorsa. Ölümler, burasını yazmak uzun zamandır benim için zor olmuştur. Derin yaralarımın olduğu kısım burasıdır çünkü. Sevmek dedim yaz az önce onun en büyük girdabı ayrılıktır, ansızın gelenler daha da dibe götürür insanı. Sevmek bir sevgiliyle sınırlı değildir, bir dostu da sımsıcak sevebiliriz, zaten en zor günlerimizde sevgi kimden gelirse kabuldür, dost, düşman sevgili...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Sarının İçindeki Siyah
Kaç kere yazıp sildiğimi bir bilseniz, baya olmuş çünkü yazmayalı insan iyilik gördüğü yeri bile saniyede unuturken benim yazmayı unutmam pe...
-
(Hugo 2 yaşında. Yer: Org Köyü) Uyuyorsun, uyanıyorsun ve yine, hep aynı terhane. Oysa çocukken büyümeye dair o kadar güzel şeyler vardı ki...
-
Naber, geri döndüm ben. Ne kadar iradeli blog atıyorum dimi? Şaka bir yana özlemişim size bir şeyler yazmayı. Bu arada başlığa anka kuşu de...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder