21 Haziran 2022 Salı

Hayal Kırıkları ve Korkuya Dair


(Hugo 2 yaşında. Yer: Org Köyü)


 Uyuyorsun, uyanıyorsun ve yine, hep aynı terhane. Oysa çocukken büyümeye dair o kadar güzel şeyler vardı ki içimizde anlatılamaz değil mi? Mesela ben astronot ya da bilim adamı olmak isterdim hep. Ancak şuan bakıyorum da uzaya gitmek bir yana hayallerimin peşinden bile gidemiyorum. Çocukken büyümeyi dört gözle çekerdik ama aslında bilmiyormuşuz ki beklediğimiz tek şey ruhumuzun birkaç sembolik şeye (Para, nam, ev, araba vesayre vesayre...) satılmasıymış. Oysa çocukken anı yaşardık bizler an diye bir şey vardı, gözümüz kapatır ve uçsuz bucaksız maceralara atılırdık. Evet, evet bunu sadece hayal gücümüzle başarırdık o zamanlar. Belki de şuana dair en büyük hayal kırıklığım benimde o az önce bahsettiğim semboliklerden olmam. Benim değer verdiğim ve uğruna istemiş olduğum kader çizgisi değiştirdim şey ise sevdiklerim. Ailemi memnun etmek için eğitimimi, bir dostun acı kaybıyla sağlığımı oldukça kötü yönde etkiledim. Birde aralarında o kadar saçma sapan bir olay var ki onunla birlikte ise kenime olan inancımı, öz benliğimi, saygımı, sevgimi kaybettim. Ben büyürken küçüldüm, aslında ben çocukken daha büyüktüm. Şunu da söylemek isterim ki hala geç değil, kaç yaşında olursan ol 20,30,40 ve hatta istersen 70 bile ol, geç değil. Hala o çocuk ruhunda var olan güzel şeyleri gerçekleştirebilirsin. Korkuların mı var yapamayacağına dair, aldırış etme. Zaten  korkular düşündükçe yenilebilen şeyler. Karanlıktan korkardım mesela ben ama uzunca düşündüğümde aslında karanlığın birçok şeyi sakladığını anladım. He şuan yenmem gereken korkum ise yalnızlık ve ölüm korkum. Bunları da aşınca sanırım nirvanaya ulaşırım. Şaka bir yana benimde öyle mükemmel bir hayatım yok hatta boktan hallice. Anlatıyorum ya iki saattir işte o anlattıklarımın tam ortasındayım şuan. MFÖ'nün o güzel şarkısı geldi bak şimdi aklıma neyse bi açıp geliyorum...

He, geldim. Nerede kalmıştık, hmm... Hatırladım, bakın evren derki şuan bunu kıçımdan salladım ama neyse diyormuş gibi düşünelim. " Bir insan nerede olursa olsun gülebiliyorsa içindeki çocuk alevlenmiştir de ondan." Bu arada aşırı saçmalayabilirim çünkü devasa uykum var ama bir yandan da uyuyasım yok, yani beynim kısmen çalışıyor. Gerçi normalde de %30'unu falan kullanıyorum sanırım. Şimdi bir kağıt kalem alın ve bu konuda profesör olmayan benle şu adımları uygulayarak kendi mutluluğunuzu yakalayın:

1) Hayat amacınız ne? 

Dondurma olmak çünkü lezzetli.

Ciddi değilsiniz demi, hayatınızı öyle test çözerek güzelleştiremezsiniz. Şimdi kalkın ve bir adım atın, fazla uğraşmanıza gerek yok çocuk sesinizi dinleyin. Unutmayın her şeyin en güzelini ve masum yanını çocuklar görür. 

Çocukça kalın :)

Önerilen Şarkılar:

Rolan - Ay Gibi Bir Sevgili

Bodes - Sevilecek Herkes Aşıktır Belki

Ömer Faruk Küçük - Ben Ne Edeyim?

Mabel Matiz, Evgeny Grinko - Vals

Alpay - Fabrika Kızı 

Alpay - Eylülde Gel

https://open.spotify.com/playlist/0RQt9cv9JiXXya4onvPjZ3?si=c59a0fd504584201

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sarının İçindeki Siyah

Kaç kere yazıp sildiğimi bir bilseniz, baya olmuş çünkü yazmayalı insan iyilik gördüğü yeri bile saniyede unuturken benim yazmayı unutmam pe...